Brent petrolde ateşkes ve diplomasi umudu kaynaklı geri çekilme sürerken, fiziki ham petrol piyasasında tablo bunun tam tersini gösteriyor. Vadeli kontratlar son günlerde ABD-İran görüşmelerinin Hürmüz Boğazı’ndaki sıkışıklığı hafifletebileceği beklentisiyle baskı altında kalırken, prompt teslimatlı fiziki kargolarda arz kaygısı fiyatları tarihi zirvelere taşıdı. Reuters’a göre Avrupa’ya teslim fiziki ham petrol kargoları kısa süre önce varil başına 120-150 dolar bandına kadar yükseldi. Aynı dönemde Brent ise 16 Nisan işlemlerinde 96 dolar civarında seyretti. Bu ayrışma, petrol piyasasında ekrandaki fiyat ile gerçek varil arasındaki makasın belirgin biçimde açıldığını gösteriyor.

Vadeli piyasayla fiziki piyasa neden ayrıştı?

Piyasadaki ana kırılma, Hürmüz Boğazı etrafındaki arz riskinin vadeli kontratlarda tam karşılık bulmamasından kaynaklanıyor. Reuters’un aktardığına göre savaş sonrası Hürmüz hattında ciddi aksama yaşandı ve küresel petrol ile gaz akışının yaklaşık beşte birini taşıyan bu geçişteki bozulma, özellikle Orta Doğu dışı kargolara yönelik talebi sert biçimde artırdı. Sonuç olarak Kuzey Denizi ve Afrika menşeli fiziki ham petrol türleri tarihi primlerle işlem görmeye başladı. Buna karşılık Brent vadeli kontratları, krizin sınırlı kalabileceği ve diplomasinin akışı kademeli olarak rahatlatabileceği beklentisiyle fiziki piyasadaki kadar sert fiyatlanmadı.

Hürmüz Boğazı neden hâlâ belirleyici?

Petrol piyasasında yönü hâlâ Hürmüz Boğazı belirliyor. Boğazdan geçen akış, savaş öncesine göre sert biçimde daraldı ve bazı tahminlerde 13 ila 14 milyon varillik günlük arz kesintisinden söz ediliyor. Bu nedenle ateşkes veya görüşme umutları Brent fiyatlarını aşağı çekerken, fiziki piyasada alıcılar olası yeni aksamalara karşı kargoyu güvenceye almak için çok daha yüksek prim ödemeyi kabul ediyor. Piyasa bir yandan barış ihtimalini fiyatlıyor, diğer yandan arz şokunun henüz sona ermediğini görüyor.

Fiziki petrolde 150 dolar ne anlatıyor?

Fiziki petrolün 150 dolara yaklaşması, yalnızca fiyat artışını değil, piyasadaki gerçek stresin vadeli kontratlardan daha sert olduğunu gösteriyor. Reuters’a göre Avrupa’ya yönelen prompt kargolarda özellikle Forties gibi referans türler rekor seviyelere yükselirken, rafineriler ve traderlar Orta Doğu kaynaklı açıkları alternatif varillerle kapatmaya çalıştı. Bu tablo, arz güvenliğinin kağıt piyasadaki iyimserlikten daha baskın olduğunu ve fiziki tarafta kriz fiyatlamasının devam ettiğini ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle Brent’te görülen gevşeme, fiziki tarafta rahatlama olduğu anlamına gelmiyor.

Piyasa bundan sonra neye bakacak?

Önümüzdeki günlerde petrol fiyatlamasında ana tema, diplomatik temasların Hürmüz üzerindeki baskıyı gerçekten azaltıp azaltamayacağı olacak.Piyasada görüşmelerin yeniden başlayabileceğine dair beklenti bulunsa da, akışın normalleşeceğine dair güçlü bir teyit henüz oluşmuş değil. Bu nedenle Brent tarafında haber akışına bağlı dalgalı bir seyir sürerken, fiziki piyasada arz kaygısı kolay kolay ortadan kalkmayabilir. Eğer boğazdaki akışta belirgin toparlanma görülmezse, bugün vadeli kontratlarla fiziki piyasa arasında oluşan makas daha da dikkat çekici hale gelebilir.