Küresel piyasalarda ABD-İran ateşkesiyle artan risk iştahı, 8 Nisan işlem gününde Borsa İstanbul’a güçlü alım olarak yansıdı. Uzun süredir direnç olarak izlenen 13.100 seviyesi hacimli şekilde aşılırken, BIST 100 endeksi günü 13.536 puan civarında tamamladı. Ancak aynı süreçte petrolde yeniden görülen toparlanma ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizliklerin sürmesi, piyasalarda oluşan iyimserliğin kalıcılığına dair soru işaretlerini gündemde tutuyor.
Günün ana teması: Piyasada rahatlama var, ancak güven tam oluşmadı
Ateşkes haberinin ardından piyasalarda risk iştahı belirgin şekilde toparlanırken, bu hava Borsa İstanbul’a da güçlü alımlarla yansıdı. Uzun süredir direnç olarak izlenen 13.100 seviyesinin hacimli biçimde aşılması, endeksteki yükselişi teknik açıdan daha anlamlı hale getirdi. Buna karşın petrol fiyatlarında düşüşün ardından yeniden toparlanma görülmesi, jeopolitik başlıktaki belirsizliğin tamamen ortadan kalkmadığını ortaya koydu. Bu nedenle endekste oluşan olumlu görünüm dikkat çekse de, piyasadaki rahatlamanın kalıcı bir güvene dönüşüp dönüşmeyeceği önümüzdeki fiyatlamalarda daha net anlaşılacak.
Petrol cephesinde toparlanma, iyimserliğin sınırını gösterdi
Piyasalardaki ilk rahatlamaya rağmen enerji tarafında risklerin tamamen silinmediği görüldü. Brent petrolde sert düşüşün ardından gelen toparlanma, ateşkes haberinin tek başına kalıcı bir normalleşme algısı yaratmaya yetmediğini gösterdi. Özellikle Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizliğin sürmesi, enerji arzı ve taşıma maliyetleri üzerinden piyasalarda temkinli duruşun korunmasına neden oldu. Goldman Sachs’ın, boğazın bir ay daha kapalı kalması halinde Brent petrolün 2026 boyunca ortalama 100 doların üzerinde seyredeceği yönündeki öngörüsü de, jeopolitik riskin fiyatlamalarda neden hâlâ etkili olduğunu güçlendiren unsurlar arasında yer aldı.
Trump’ın mesajları piyasalarda temkini canlı tuttu
Jeopolitik başlıkta dikkat çeken bir diğer unsur ise ABD cephesinden gelen sert mesajlar oldu. Ateşkes sonrası ilk etapta tansiyonun düşeceği beklentisi öne çıksa da, Trump’ın şartlara uyulmaması halinde saldırıların yeniden başlayabileceğini ve bu kez daha sert olacağını söylemesi, piyasalardaki güven duygusunu sınırladı. İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağı ve Hürmüz Boğazı’nın açık kalması gerektiğine yönelik vurgular da, sürecin henüz tam anlamıyla kapanmadığını gösterdi. Bu tablo, küresel piyasalarda neden tam bir rahatlama yerine kontrollü bir iyimserlik fiyatlandığını da açıklıyor.
