Borsa İstanbul’da günün hikâyesi şirket haberlerinden çok dışarıdan gelen risk dalgası oldu. Trump’ın İran’a yönelik sert mesajları ve Hürmüz Boğazı üzerinden büyüyen gerilim, yatırımcı tarafında temkinli havayı güçlendirirken, gün içi fiyatlamada asıl baskının jeopolitik taraftan geldiği görüldü. Endeks ilk bakışta 12900 seviyelerine doğru kontrollü bir geri çekilme sergilese de,küçük yatırımcı cephesinde tablo aynı ölçüde sakin değildi.
Endeks sınırlı geriledi, yan tahtalarda satış sertleşti
BIST 100’deki kayıp yönetilebilir görünse de, düşük likiditeli hisselerde satışların çok daha ağır hissedilmesi dikkat çekti. Özellikle emir derinliğinin zayıf, yatırımcı tabanının daha kırılgan olduğu yan tahtalarda birkaç güçlü satış emri bile fiyatları hızla aşağı çekebildi. Bu nedenle ana endeks görece dengeli görünürken, piyasanın arka tarafında daha sert bir bozulma yaşandı.
Büyük ve ağırlığı yüksek hisselerde alıcıların daha uzun süre devrede kalabilmesi, endeks tarafındaki kaybı yumuşattı. Buna karşılık küçük ölçekli hisselerde aynı direnç görülmedi. Böylece endeks ile piyasanın gerçek iç görünümü arasında belirgin bir fark oluştu. Ekranın üst tarafında sınırlı bir geri çekilme izlenirken, alt tarafta daha huzursuz ve kırılgan bir fiyatlama öne çıktı.
Piyasa derinliği zayıfladıkça baskı daha görünür hale geliyor
Bugünkü hareket, yatırımcıların yeniden “endeks her şeyi gösteriyor mu?” sorusunu sormasına neden oldu. Çünkü ağırlığı yüksek hisselerin görece güçlü kalması, genel görünümü olduğundan daha sakin gösterebiliyor. Ancak mevcut tabloda ana belirleyici unsurun şirket bazlı bir bozulmadan çok, jeopolitik tansiyon, petrol şoku korkusu ve likidite farkı olduğu anlaşılıyor.
Başka bir ifadeyle, büyük hisselerdeki göreli dayanıklılık endeksteki hasarı sınırlarken, piyasanın gerçeklerinde daha sert bir satış dalgası yaşanıyor. Bu da yalnızca endeks seviyesine bakarak sağlıklı sonuç çıkarmayı zorlaştırıyor. Çünkü asıl zayıflık, fiyat hareketinin detayında ve derinliği düşük hisselerde daha net hissediliyor.
Dış risk algısı baskının ana kaynağı olmaya devam ediyor
Mevcut satış dalgası şimdilik şirket hikâyelerinden değil, dış kaynaklı risk algısından besleniyor. İran geriliminin daha da tırmanması halinde petrol fiyatları, enflasyon beklentileri ve Türkiye risk primi üzerinden baskının sürmesi beklenebilir. Bu senaryoda özellikle zaten kırılgan seyreden hisselerde satışların daha da derinleşmesi şaşırtıcı olmayacaktır.
Buna karşılık diplomasi ihtimalinin güçlenmesi ya da tansiyonun düşmesi halinde, son günlerde sert geri çekilen hisselerde tepki alımları gündeme gelebilir. Bu nedenle yalnızca endeksin sınırlı kaybına bakarak piyasanın tamamında sakin bir görünüm olduğu sonucuna varmak yanıltıcı olabilir. Bugün asıl mesajı endeks değil, piyasanın içindeki kırılganlık veriyor.
