Kripto piyasasında dikkat çeken hukuki gerilimlerden biri bu kez World Liberty Financial cephesinde yaşanıyor. Projenin en büyük bilinen yatırımcılarından Justin Sun, Trump destekli kripto girişimine dava açarak WLFI tokenlarının çözülmesini ve bu varlıkların yakılması ya da kısıtlanmasının engellenmesini talep etti. Dava, California federal mahkemesinde açıldı.

Davanın merkezinde ne var?

Sun’ın temel iddiası, World Liberty Financial’ın elindeki tüm WLFI tokenlarını geçerli bir gerekçe olmadan dondurduğu yönünde. Sun’a göre bu durum yalnızca tokenlarına erişimini engellemedi; aynı zamanda onu kritik yönetişim oylamalarının dışında bıraktı. Özellikle tokenların yakılması ve kısıtlanmasına ilişkin başlıklarda oy kullanamaması, davanın en hassas noktası olarak öne çıkıyor.

Neden şimdi gündeme geldi?

Zamanlama tesadüf değil. Reuters’ın aktardığına göre World Liberty Financial, erken yatırımcıların tokenlarının büyük bölümünü 2030’a kadar kilitleyecek yeni kısıtlamalar ve danışman tokenlarının yüzde 10’unun yakılmasını içeren bir yönetişim önerisi hazırladı. Sun ise tam bu süreçte tokenları dondurulduğu için söz konusu değişikliklere karşı oy kullanamadığını savunuyor.

Justin Sun neden önemli bir taraf?

Sun, projedeki sıradan bir yatırımcı değil. Reuters’a göre World Liberty Financial’daki publicly known en büyük yatırımcı konumunda ve en az 75 milyon dolarlık WLFI tokenı biriktirdi. Ayrıca projede danışman rolü de üstlendi. Bu yüzden açılan dava, yalnızca bireysel bir anlaşmazlık değil; projenin yönetişim yapısına yönelik daha geniş bir güven tartışmasına dönüştü.

World Liberty için asıl risk ne?

Bu dava, World Liberty Financial açısından yalnızca hukuki bir dosya anlamına gelmiyor. Asıl risk, projenin merkeziyetsizlik iddiasının yeniden sorgulanması. Geçen hafta Reuters, Sun’ın World Liberty’nin kullanıcı varlıklarını tek taraflı dondurabilecek gizli bir araç kurduğunu öne sürdüğünü aktarmıştı. Şirket bu iddiayı reddetti, ancak yeni dava bu tartışmayı daha görünür hale getirdi. Kısacası mesele artık sadece tokenların donması değil; kimin ne kadar kontrol sahibi olduğu.