Yiğit Akü hissesi, 6 Nisan’da Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapılan yeni iş ilişkisi açıklamasıyla birlikte ilk etapta güçlü bir yukarı hareket sergiledi. Şirketin 3 yıl süreli ve 13 milyon euro tutarındaki tedarik sözleşmesi piyasada pozitif algılanırken, iki gün sonra gelen ortak satışı açıklaması fiyatlamanın yönünü değiştirdi. Böylece hissede önce haber kaynaklı iyimserlik öne çıkarken, sonrasında büyük ortağın satışa gitmesiyle birlikte satış baskısı belirginleşti.

İş ilişkisi haberi ne içeriyordu?

Yiğit Akü, 6 Nisan 2026 tarihli KAP açıklamasında, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren Fransız ortaklı küresel bir firma ile satış sonrası operasyonları kapsayan yeni bir iş ilişkisine imza attığını duyurdu. Açıklamaya göre söz konusu anlaşma, 3 yıl süreli ve yaklaşık 13 milyon euro büyüklüğünde düzenli tedarik sürecini içeriyor. Bu gelişme, şirketin ihracat ve ciro görünümüne katkı sağlayabileceği beklentisiyle piyasada ilk etapta olumlu karşılandı.

Ortak satışı ne anlama geliyor?

İş ilişkisi haberinin ardından gelen ikinci KAP açıklaması ise fiyatlamanın yönünü değiştirdi. Şirket ortaklarından Behay Holding A.Ş.’nin elinde bulunan 14.724.500 adet pay, Toptan Alış Satış İşlemleri kapsamında pay başına 27,50 TL fiyatla Seyit Alatepe’ye devredildi. Söz konusu işlem doğrudan piyasa üzerinden gerçekleşmemiş olsa da, büyük ortağın pay azaltması yatırımcı algısında belirleyici oldu.

Bu gelişme sonrası piyasada “ortak neden satış yapıyor?” sorusu öne çıkarken, özellikle kısa vadeli yatırımcılar açısından bu tür işlemler çoğu zaman güven zayıflaması olarak yorumlanabiliyor. Bu nedenle iş ilişkisi haberinin yarattığı ilk iyimserlik yerini temkinli bir fiyatlamaya bıraktı.

Fiyat neden sert geri çekildi?

Yiğit Akü’de görülen sert geri çekilme, tek başına teknik bir hareketten çok iki haberin çakışmasıyla açıklanıyor. İlk aşamada gelen pozitif iş ilişkisi açıklaması hissede hızlı bir yukarı tepki yaratırken, hemen ardından gelen ortak satışı haberi bu hareketin kalıcılığını sınırladı.

Toptan satış işlemleri doğrudan piyasa fiyatını bozmasa da, büyük ortakların satışa yönelmesi genellikle piyasada ek arz beklentisi ve güven sorgulaması yaratır. Bu da yatırımcıların bir bölümünü pozisyon azaltmaya yönlendirebilir. Böylece hissede “haberle al, yükselişte sat” davranışı öne çıkarak aşağı yönlü baskıyı güçlendirdi.

Halka arzın altında, reel kayıp derinleşiyor

Yiğit Akü’nün halka arz fiyatı 34,68 TL seviyesinde bulunurken, hissede kapanışın 23,86 TL’de gerçekleşmesi nominal olarak da halka arz seviyesinin altında kalındığını gösteriyor. Ancak asıl dikkat çekici olan tablo enflasyon ve kur etkisiyle birlikte ortaya çıkıyor.

Türkiye’de 2025 yılı enflasyonu dikkate alındığında, hissenin aynı alım gücünü koruyabilmesi için yaklaşık 45 TL seviyelerinde olması gerekirdi. Mevcut fiyat bu seviyenin oldukça altında kalırken, TL bazında reel kayıp yaklaşık yüzde 48’e ulaşıyor.

Dolar bazında bakıldığında ise halka arz döneminde yaklaşık 1,07 dolar seviyesine denk gelen fiyat, bugün 0,54 dolar civarına gerilemiş durumda. Bu da yatırımcının döviz bazında da yaklaşık yarı yarıya değer kaybı yaşadığını gösteriyor.

Piyasa artık sadece hikâyeye değil, sonuca bakıyor

Yiğit Akü’de son fiyat hareketi, piyasanın aynı anda iki farklı sinyali fiyatladığını gösterdi. Yeni iş ilişkisi haberi büyüme beklentisini desteklerken, hemen ardından gelen ortak satışı açıklaması bu iyimserliği zayıflattı. Böylece hissede ilk etapta oluşan pozitif hava kalıcı olamadı.

Burada dikkat çeken nokta, benzer bir fiyat davranışının 2024 yılında da görülmüş olması. Şirketin Çinli Ganfeng LiEnergy ile iş birliği ve HIT-30 başvurusu çerçevesinde duyurduğu süreç de ilk aşamada güçlü beklenti yaratmış, hissede sert yükselişleri beraberinde getirmişti. Ancak sonrasında bu hikâyenin piyasaya net ve somut bir sonuç olarak yansımaması, fiyatlamada dalgalanmayı artırmıştı. Faaliyet raporunda sürecin devam ettiğine yer verilse de, piyasada beklentiyi kalıcı biçimde taşıyacak kapanış niteliğinde bir sonuç oluşmadı.

Bu nedenle Yiğit Akü’de son geri çekilme, yalnızca gün içi bir satış baskısı olarak değil, yatırımcının geçmiş deneyimleri de dikkate alarak haber akışına daha temkinli yaklaşmasının sonucu olarak okunabilir. Piyasa, artık sadece açıklanan hikâyeye değil, o hikâyenin ne kadar hızlı ve somut biçimde finansal çıktıya dönüşeceğine bakıyor.